Gözlerde yaş yoksa
RUH gökkuşağına sahip olamaz.

Kızılderili Atasözü

             
Yılan
Seninle ilk kez konuşuyorum. Aslında bunu çok önceleri yapmam lazımdı ama yapamadım. Belki de ilk kez bu kadar yukarıdan baktığım içindir sana; Bu sefer altımda ezilen, sen ol istiyorum… Sana ilk geldiğimde belki de pek hoş karşılamadın. Ama hayat istiyordum sadece, dertlerimi paylaşacağım dostlar, yüreğimi paylaşacak sevgililer… Bunların neredeyse hiçbirini vermedin, kızmadım yine de…

Ha, verdiklerin oldu, biliyorum… Üç tane kaldıramayacağım sevda verdin bana! Her gün acılar verdin. Bu sevdalarla boğuşmak için güç istedim, sabır istedim; sense sadece yağmur verdin, kar verdin. Üstüne üstlük sevgilerimi yaşayamayayım diye onları da karşılıksız bıraktın.

Bunu neden yaptın bilmiyorum ama her birinin üstesinden geleceğimi ummuştum; ne de olsa 16 yaşında bir gençtim! Taze sevgilerim vardı, henüz sen bulaşmamıştın, henüz “sen” kokmuyordu bu sevdalar… İlkine rastladığımda umudum gerçekten çok büyüktü. “İşte” dedim “Hayatımı geçirebileceğim bir insan! Sadece gülüşünü izleyebileceğim, bakışlarıyla doyduğum birisi…” Ama olmadı, birden çekip aldın elimden! Daha benim olmamıştı, o kadar acele etmen gerekmiyordu, dinletemedim sana… 2 yıl boyunca ağladım. Yalnız evimdeki eşyalarla paylaştım sevgilerimi, en çok da defterlerle… Adına “hatıra defterleri” diyorlardı, bense sadece “ben” diyordum…

Ama toparladım, yıkılmadım karşında! Senin olduğun yerde sevmemeye yemin etmiştim, sen benden çıkmadan ben kimseyi sevmeyecektim! Ama dayanamadın, yine vurdun beni…
Hatırladın mı? 19 yaşında kişiliğini oturtmaya çalışan bir gençtim. “Başardım” diyordum, “En sonunda oturdum” diyordum, onu çıkardın karşıma… Biliyordun bu kadar güzelini reddedemeyeceğimi, ama ettiğim yemini de biliyordun! Bir sevdaya daha uğradım senin yüzünden. Hayaller kurdum: “En sonunda hayatımı paylaşacak birisini buldum, bakışlarıyla yaşadığım birisi bu…”

Onu da aldın elimden… Bu sefer onunla beraber gururumu, sabrımı, çocukluğumu ve bir de düşünme gücümü aldın. Vurdun beni en zayıf olduğum zamanda! Verdiğin arkadaşlar teselli edemediler beni. Geceleri yanımda yoklardı çünkü. O gecelerde bir ben, bir de sevdiğimin ”Sensizliği” kalmıştı.

Ama bunda da yıkılmadım! Toparladım, güçlendim, fikirlerim değişti, ben değiştim… “Ben, o eski ben değilim!” dediğimde gülüyordum, geçiyordum aynanın karşısına: “Kaç tane sen değiştirdin, kaç kabuktan kurtuldun, ey yılan!” diye yüzsüzce kızıyordum. Değişmiştim, düzelmiştim ve iyiydim… Ta ki onu karşıma çıkarana kadar…
Yine yaptın yapacağını.. Yine bir yara, bir hançer yollamıştın bana. İşte o gün anladım senin benden nefret ettiğini, ben seni sevmeye çalışırken… Direncim kırıldı, yine daldım bir sevdaya. “İşte” dedim, “İşte en sonunda; uğruna her gece ölüp her sabah doğabileceğim, 90 yaşıma da gelsem, ağzımı açacak dermanım yokken ismini söylemeye çalışacağım birini buldum!”. Bu sevdayla geçtiğim her yere tohumlar ektim, baktığım her yer ona benzesin diye… Bir kere de benim dediklerim olsaydı, ama yapmadın! O kadar nefret ediyordun ki benden, hayallerimi tek tek aldın elimden… Yine aynı cümlelere boğdun beni. Senin yüzünden yine aynı şarkıları dinler oldum,”Böyle giderse Seni sevemem zalim…” Sebebi basit: yaşadığım acı hiç değişmemişti. Tohum ektiğim yerleri hiç saymıyorum bile! Hala bakamıyorum oralara. Çünkü o yeşermişti ağaçlar, onun adını sayıklıyordu kuşlar… Ama kaçırdığın şey, benim o eski ben olmadığımdı...

Bu son hamlenle en büyük hatanı yaptın. Benden; beni iyi yapan her duyguyu, her özelliği aldın. Geriye kabuğu kalmamış bir yılan kaldı! Düşüncesiz, inatçı, can yakmaya hazır… Artık korkması gereken ben değilim. Artık sen korkmalısın! Çünkü zehrimi akıtabiliyorum, çünkü dişlerimi umarsızca kullanabiliyorum, çünkü affetme duygumu aldın elimden.

Tek şey kaldı bende, onu almaya çalışmana inan hiç gerek yok! Kendi elimle vereceğim sana…

Çünkü bende sadece “Beddua”’larım kaldı! Ve sana yukarıdan bakıyorum. Bakalım bu sefer sen nasıl dayanacaksın, ışıklarının arkasında ne kadar saklanabileceksin ey ŞEHR-İ SİVAS!

Aydın AKDUMAN, Yazılış Tarihi: 26 Mart 2006Son düzenleme: 19 Nisan 2007


Bu sayfayı aşağıdaki topluluk sitelerinde yayınlayabilirsiniz
Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Yahoo! Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Yorum ekle

:D:lol::-);-)8):-|:-*:oops::sad::cry::o:-?:-x:eek::zzz:P:roll::sigh:


Güvenlik kodu
Yenile

     
 
 
     
Sanatyorum.com'da yayınlanan eserlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarına aittir.
Sanatyorum.com bu sebeple sorumlu tutulamaz. 2005-2008

Güzel Sözler