Yazısıyla okuyucusunu yükseltmeyen
ANCAK katiptir.

Cenab Şahabettin

             
Yaralı
Hasan ACAR tarafından yazıldı   
Cumartesi, 13 Ekim 2007 14:21
Bayram sabahı namazda, başındaki büyük kesikli yaralarla dikkatimi çekti bu genç. Tanıdığı kimse yok gibiydi ama gülümsüyordu herkese.
Acı bir tebessümdür bu. Nasıl tanışıp derdini anlamaya çalışırım derken bana iyi bayramlar dedi. Yakaladığım fırsatı değerlendirip bir süre sohbet ettik. Dertlerini sezmiştim.

Halinden şikayetçi olduğunu hiç düşündürmedi bana. 1 hafta önce bir kaza yapmış. Öğretmenmiş. Ailesi üzülmesin diye kimseye haber vermemiş. Bayramda yalnızmış. Ama bunlar onu ümitsizliğe çekememiş. Yüzündeki yaraları kalbimde hissettim. Aslında onun kalbi bizim dışımız kadar güzel kalbim ise bu gencin yüzündeki yaralardan daha yaralı. Şimdi anlıyorum neden mütebessim olduğunu. Birçoğu, ailelerinin yanından, şişkin gözlerle asık suratla gelmiş; belki de zorla adet üzere yollanmışlar namaza. Ama bu genç yapayalnızken bu kadar mutlu ve huzur dolu.

Yaşadığım manevi sıkıntıların zerresi bu gençte yoktu. İç huzuru ve dinginliği her halinde görülebiliyordu. Bu yaşta böyle olmasına anlam veremedim. Acaba neler yaşamıştı hayatta. Bunları düşünürken kahvaltıya davet ettiğimi farkettim. Ama kabul etmedi. Evini tarif etti sadece. Buyur gel diyemedi yalnızlığından şikayetçi olan bir tavır sergilememek için. Bu kadar edepli olmasına hayran oldum.

Kahvaltımı yaptım ailemle. Şimdi ona doğru gidiyordum. Evde olacağından eminim. Kiminle nereye gidecek ki?

İçeriden süpürge sesi geliyordu. Sanırım temizlik yapıyordu. Kapıda bir süre beklemek zorunda kaldım. Kimsenin gelmeyeceğini bile bile temizlik yapmak ne kadar acı bir şeydir acaba? Kapıyı açtığında misafiri geldiği için sevinen biri yoktu karşımda. Neden geldin der gibi de bakmadı. Anlam veremedim bakışlarına. Onu anlayamıyordum bile.

Çay ikram etti. Sohbet ederken telefona bakıyordu gözünün ucuyla. Birini aramaktan mı çekiniyordu yoksa birinin aramasını mı bekliyordu merak ettim. Konuşurken hayal ediyordum hep. Ufacık bilgilerle büyük bir resmi oluşturmaya çalışıyordum. O ise bana neler yaptığımı soruyordu. Ben de işimi ailemi anlattım biraz. Konuyu kalabalıklar içinde yalnız kalmaya getirmek istiyordum. Ancak böyle öğrenebilirdim onunla ilgili şeyleri. Başka nasıl konuşturabilirdim ki. Yarasını deşerek feryat ettirmek her zaman işe yarıyordu. Ama hiç ummadığım sözlerle karşılaştım. Konuştukça benim zorlandığım pekçok içsel meseleyi çok önceleri çözdüğünü anlıyordum. Bir süre sonra ona dertlerimi anlatırken buldum kendimi. Sanki dinlemesi bile sorunlarımı çözüyordu. Meğer ne kadar da dalmışız bu acımasız hayata. Dertlerim bayram ediyordu. Çok şey anlattı. Sanki içimde dolaşıyordu. “Kaybetmekten korktuğun şeyleri serbest bırakmasını öğren. Korkarsan birini kaybetmekten yolun karanlığa çıkar.” diyordu. Karşımda genç bir bilge vardı anlaşılan.

Sevdiği biri varmış. Bayram gecesi ilaçların tesiriyle uyuyakaldığında sevgilisinin telefonuyla kendine gelmiş. Anladığım kadarıyla sevdiğinin kalbini kırmış. Bayram sabahı “beni bir süre arama” şeklinde bayramını kutlamış sevgilisi. Bunu anlatırken tebessüm etmesi garibime gitti doğrusu. Acaba deli mi dahi mi? Sonra sevdiğine hiç kızmadığını, onu çok sevdiğini, kendisinden daha temiz bir kalbi taşıdığına inandığını anlattı.

Müsaade isteyip tekrar görüşmek temennisiyle ayrıldım.

***

Rüya gibiydi herşeyiyle. Sadece yüzündeki yaralar ve elliden fazla dikiş onun gerçek olduğuna inandırdı beni. Benim de kalbime dikiş atmıştı. Nekahat döneminden sonra kendimi nasıl hissedeceğimi merak etmiyor değilim.

Sevgili okuyucu,

Ailelerinizle bayram sabahı kahvaltısı yaparken etrafınızdakilerle bir daha böyle bir şey yaşayıp yaşamayacağınızı düşündünüz mü hiç? Acaba eğlenmek, yeni giysilerle gezmek mi yoksa bir mahzun gönülle tebessüm edebilmek mi bayram? Bu gence mi acıyorsunuz yoksa kalbinizdeki daha büyük yaralarla daha ne kadar yaşarım diye kendinize mi üzülüyorsunuz.

Yazım zamanı: 2007 Ramazan Bayramı’nın ilk günü. Sabah. 9.00 - 10.00..



Bu sayfayı aşağıdaki topluluk sitelerinde yayınlayabilirsiniz
Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Yahoo! Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Yorum ekle

:D:lol::-);-)8):-|:-*:oops::sad::cry::o:-?:-x:eek::zzz:P:roll::sigh:


Güvenlik kodu
Yenile

     
 
 
     
Sanatyorum.com'da yayınlanan eserlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarına aittir.
Sanatyorum.com bu sebeple sorumlu tutulamaz. 2005-2008

Güzel Sözler