Akşamın seyrinde Yanık türküler Vurur şavkı Yakamozların Açık denize |
Bir göç korkusu var Uzak eller diyarına. Kar kuyularına, hapsolmuş Türküleriz, biz.
|
saatler geçerdi erirdi zaman titrek lambaların ışığında.. |
Issız gecenin karanlığında Lapa lapa yağıyordu kar Yürüyordum sevgime sarılarak Çaresiz ve tek başıma |
Dökülür dilimden aşk dolu şiir Tanımaz yaşarım beni bu şehir Bozuldu tılsımın yok oldu sihir İstanbul, İstanbul nerelerdesin?
|
Bazen hayallerimi yazıyorum kağıt köşelerine kuralsızca;
|
|
Yollara dağıldı gül yaprakları; Karanfilleri hiç sorma onlar ellerimde kaldı; Ayrılık şarkılarının tadı Bir başka bu akşam
|
Berrak suları var bu derenin Akıp gidiyor kimseye hesap vermeden Berrak sular, çakıl taşlarıyla birlikte Sürükleniyor kilometrelerce
|
İçini ısıtan cümleler üşürse Yaslan bir merdivenin maviliğine Koridorlar kadar uzun saatleri At gitsin başından
|
sensiz geçen her gün bana ızdırap sensiz geçen her saniyem bana acı sadece senin için döktüğüm bu gözyaşları
|
ırmaklar içerisinde bir ışıltı misali aklım aldın ben ya yâr senin kalbinin içindeki bir kıpırtı olayım senin sevdan benim yâr
|
kendine değil adına yazdı herşeyi bilmezdi onları bırakacağı hayatı anladı belki dibe vuran yazılarıyla
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 of 5 |