tereddütlüyüm biraz da, kuşlar yüksekten uçar misali,
değil de, bir papatyanın üzerine konmaktı hep, dilediğim...
papatyam... bir aşkın kaderi...
ve yağmur, ne kadar ıslatabilir ki seni...
yorganlar kısa gelir de, sana sarılır insan, koparılırsın hiç acınmadan, benim güzel papatyam...
seviyor- sevmiyor oynanır üstünde, sırası değildir oysa, aşk ertelemeye gelmez, hani konuşamazsın ya, ama anlar insan derdini, elinde sapın kalınca...
tereddütlüyüm papatyam, ilham arıyorum gövdende, seni çırıl çıplak souyup, sapsız kısmında "seviyor" yazsın istiyorum, kıyma, kıyma bana benim güzel papatyam...
erteliyoruz boyuna, kızma...
hani insan utanır ya, utangaç kuşlar misali alçaktan uçar ya, gelir konar dalına, dalın mı var tututacak oysa, sayılıp sayılıp atılan yapraklarına, darılırız papatyam...
narinsin nisan gibi, dokunsak ağlayacak dalın, bir yağsak üstüne, kırılırsın papatyam...
haftanın ilk günüdür, en yoğun olduğu andır insanın, trafik, telaş şu bu, yorulur eve dönüşte insan, ama bilir ki beklendiğini, ne kadar yanlız olsa da, vazonun içinde, yeni bir oyun için, gözlerine dalarız... kopar yaprakların, ağlar insan, yanlızlığına...
bırakma, beni bırakma, ellerindeyim, ocağına düştüm, dile gel, kolay gel, dile kolay de, seviyor de papatyam…
 |