|
- Büyüyünce ne olacaksın evladım?
- Bir dakika, düşünmem lazım…
* * * Her sabah terk ediyorum bu şehri kağnılarla; Akşamüstleri ise boynum bükük geri giriyorum sınırlarına. Hep aynı tabela ile selamlaşıyorum:
Nüfus: iki…yüz…elli…bin. (rakamla 250,000) Rakım: cehennemin en dibi!
Soruyorum kendi kendime: Dokuz yıldır bu şehirdeyim. Hiç mi çoğalmaz bu insanlar? Senelerdir ikiyüzellibin nüfusla nefes alıp veremiyorum. Bekliyorum… Tek caddesinden cevap alamıyorum. E, düşünüyorum ister istemez:
Ya insanları üremeyi sevmiyor, üşengeçler; Ya da bu şehir insanlardan duygu çalıyor, Azalıyorlar…
İmla hataları ile dolu bir memleket aslında. Bunu azalırken anladım. Çok azarladım kendisini, yakışmadığını bin kere söyledim!
“dost” değil, “sevgili” olmalıydı ben ondokuz iken, “acı” değil, “mutluluk” olmalıydı, “sevda” değil, “huzur”…
* * *
İnsan büyür hayaller küçülür derler. Kimse demeden ben zaten söylemiştim bu cümleyi. İnanmadılar benim tek başıma bunu düşünebileceğime… Tersini denedim ben de! “İnsan küçülürse, hayalleri de büyür” şeklinde saçma bir düşünceye kapıldım.
Nerde sevda gördüysem küçüldüm. Ama olmadı, küçüklü büyüklü güldüler üstüme. Aşkla aşık atarken küçülür mü hiç insan? Meğer insan böyle büyüyormuş…
Hayalleri ise bir daha göremedim. Müthiş saklanmışlar benden. Belki de; şehrin nüfusunu arttırmak için kuytu sokaklarda sevişiyorlardır. Öyle ya;
Şehrin bile hayallere ihtiyacı var…
* * *
— Karar verdin mi yavrucuğum ne olacağına? — verdim.
Ben büyüyünce yalnız olacağım anne…
Aydın AKDUMANYazılış Tarihi: 13 Nisan 2007 |