Dilini kaybeden bir millet
herşeyini kaybetmiş demektir.

Peyami SAFA
Anasayfa Denemeler Kavuşa(maya)nlar

             
Kavuşa(maya)nlar
Hasan ACAR tarafından yazıldı   
Cumartesi, 13 Ekim 2007 14:17
Aşk nedir?
Kavuşamayanlar için aşk sadece bir karmaşadır. Kavuşamamalarının nedenini duyguların yoğunluğundan kurtulup aramadıklarından âşıklar kalp ve akıl arasında sürekli gidip gelirler. Doğruyu buldurucu, âşıklar için gönül müdür akıl mıdır bilinmez. Zaten kavuşanlar da nasıl vuslata erdiklerini pek düşünmezler ve sadece sevgilerine sarılarak sonsuza kadar yaşamak isterler. İşte kavuşamayan âşıklar kavuşmuşlar tarafından hatırlanmadıkların ötürü henüz çıkış yolu bulunmuş değildir. Peki, sonucu merak eden yok mudur? Kavuşanlar geriye dönüp geçmişe uzanan yoldaki kendilerini cesaretle ne zaman hayal edecekler ve yolda kalmışlara tecrübelerini aktaracaklar?

Aşk Yolunun Talihsizleri
Kavuşamayacaklarını kabullenip “yol üzre” yaşamayı seçenler de yok değil. Hatta bununla övündükleri de vaki. Uzaklık gibi izafi kavramların insanları bu kadar bunaltması acı bir durum ancak yola çıkanlara dairevi bir yolda olduklarının farkına varamadıklarını, başladıkları noktanın kavuşmanın hemen sonrasında bulunduğunu ve kavuşulacağa en uzak yer olan “yol üzre” halini seçmek gibi bir talihsizliğe uğradıklarını nasıl anlatsak acaba? Aşkın devreden yolunda yürüyenlere kavuşulacak olandan çok uzaklaşmadıkça aradıklarını bulamayacaklarını haykıran ve sevgilerin hemen yanı başımızda olduğu uyarısında bulunan şiir az değildir. Behçet Necatigil “Sevgileri yarınlara bıraktınız“ mısrası ile başlayan “Sevgilerde” adlı şiirinde “Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza gelmezdi.” derken sevginin zaman ya da mekân olarak uzaklarda değil hemen yanı başımızda olduğunu ne güzel ifade eder.

Aşkı Anlatanların Talihsizliği
Aşkı anlattığını zannedenlerin talihsizliği ise hepsinden acı. Zira aşkı anlatıyorum diye ayrılığın şiirini yazan niceleri ömrünü boşa tüketmiştir. Bir gün birisinin çıkıp, kavuşamayanların aşkı anlatması saçmadır, diyene kadar herkes aşkı anlatıyor diye ayrılık şiirlerini okumuştur.

Biraz dikkat edilse sevgiliyi anlattığını söyleyen birçok şairin esasında ayrılığı anlattığı görülecektir. Acaba kavuşmuşluğun şiirini yazan olmuş mudur, sorusu ise tarafımdan hala cevaplanamamıştır.

Şiiri Hak Eden Kim?
Kavuşulamayan mı yoksa kavuşulan mı şiiri daha fazla hak eder sizce? Âşıklar sevgilinin yanından bir an ayrılamadıklarından şiiri unutmuşlar mıdır? Yoksa söylenecek tüm sözleri sadece sevgiliye mi demekteler?
Bilen varsa cevapları, istirham ederim beni aydınlatsın.


Bu sayfayı aşağıdaki topluluk sitelerinde yayınlayabilirsiniz
Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Facebook! StumbleUpon! Yahoo! Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 

Yorum ekle

:D:lol::-);-)8):-|:-*:oops::sad::cry::o:-?:-x:eek::zzz:P:roll::sigh:


Güvenlik kodu
Yenile

     
 
 
     
Sanatyorum.com'da yayınlanan eserlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarına aittir.
Sanatyorum.com bu sebeple sorumlu tutulamaz. 2005-2008

Güzel Sözler