|
Hasan ACAR tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 13 Ekim 2007 14:14 |
|
Bazı soruların cevaplarını bilmemenin yanında, cevap verememek daha yaralayıcı oluyor.
Edebiyat dersinde edebi akımları anlatırken bir öğrencim “Hocam bizim edebi akımlarımıza ne zaman geçeceğiz?” şeklinde bir soru sorunca ne diyeceğimi şaşırdım. Acaba bütün eserlerimizin ortak tarafı yok mudur? Edebi akımımız diye tanıtabileceğimiz ve etkilendiğimiz kadar başkalarını etkileyebileceğimiz bir düşünce yayabilecek miyiz? Bunun olabilmesi için alt yapı mı eksik yoksa bu yönde bir ümitsizlik mi var? Birkaç genç toplanıp “Dadaizm” diye bir şey uydurabilmişse ve kitaplara geçirebilmişse biz neden yapamayalım. Herkes tespit ediyor ama yapacak yok, demeyelim. Benim bir teklifim var. “Temiz Kalpler” akımı diye adlandırılabilecek bir akım oluşturulım. Zira Osmanlı coğrafyasının mütefekkirleri çok şefkatli ve içtenler. Acaba Fuzûli kötü kalpli biri mi? Bâki bile onca nefsi arzusuna rağmen yetim hakkı yiyecek birine benzememekte. Yukarıdaki düşüncelerimle güldürdüysem yine kayıp sayılmaz, en azında tebessüm ettik.. |