Kırdın. Yeni çiçek açmış dallara nasıl kıydın? Uzun, zor ve soğuk bir kışın ardından nasıl kıydın içimin çiçeklerine.
Yalancı baharlara aldanmamak için ne kadar sabretmiştim oysa. Tomurcuklarım nasıl da sıkışıp kalmıştı. Eşsiz güzellikleri bu kadar saklamak ne kadar zor bir bilsen. İçimde dönen değirmenler çok yıprattı beni.
Ama olsun Sevgilim. Senin için gönlümün çiçeklerini değil derinliklerime gömdüğüm nice değerli yanlarımı fedaya hazırım. Sen hala neden diye merak ederken eğer ölürsem anla ki ömür başka hangi sebeple bitebilir ki? En değerli olanı soldurmak değildir asla ölüm. Sevgi tohum gibidir ahirette açar. Belki de Tuba-yı Cennet Allah'ın Habibi'ne olan muhabbetti hürmetine böylesine büyümüştür.
Sevgilim bil ki ağaçlar çok sabırlıdır. Mevsimlere, susuzluğa ya da hoyrat ellere asla merhametsizlik etmezler. Onun için beni kırdığından dolayı asla üzülme zira bazen budandığında yepyeni sürgünlerle eşşiz güzelliklere ulaşırız bizler. Ömrümüz baharı beklemekle geçse de dallarımıza kurulmuş yuvalar bizi daha da ümitlendirir ayakta kalabilmek için. Kimi zaman gövdemize isimlerini kazır sevgililer. Ben hep senin ismini üzerime kazımaları için bekledim. Derin çizgilerle silinmez bir sevda sonsuza kadar üzerimde kalsın hayalindeyim Sevgilim.
Bana bırakırım deyişini bile sevdim Sevgilim. Zira sana ait kurduğum dünya bırakırım dediğinde yerle bir olunca daha güzelini yapmak için ümit doğuyor içimde. Anlıyorum ki bin kere de yıksan senin için kurduğum dünyaları, yepyeni bir heyecanla yenilerine koşacağım. Aşk denilen mefhumu çokları merak edermiş ya işte artık merak etmesinler. Çünkü, "Aşk" yıkıldığında ümitlenmek demektir.
Ah Sevgilim, sana ulaşmak için yanıp kül olup rüzgara karışmam gerekecekse inan ki hiç tereddüt etmem!..
Bu sayfayı aşağıdaki topluluk sitelerinde yayınlayabilirsiniz