|
ateşti hayat şeytan varken her tinde sözler katiliydi masumiyetin ve gidenlerin arkasından bakan her göz için
ateşti hayat soygun ömre girip hatıra çalmaktı oysa en değerli zamanları götürmekti duyguları paramparça edip gitmekti gasp ölüm yakın bir felaket zalimlere nihayet gözleri görecek insanların gözlerine bu kadar güvenenler iyi baksın yanık bir türkü gibi ıslanan yüzü şimdi sevdanın yırtılan boğazı artık sessiz çığlıklarda zaferden sonra büründüğü hezeyanda aşk dünyanın kudüsü gibi çatırdıyor kaburgalarım göğsüme dar geliyor kederler gidenler mevsimler gibi değişken onlar kadar yalancı gidenler görüşürüz deyip gelmeyecekler artık idamını istiyorum ruhumun aciz bir yığıntı o sedası ağzında kitli sükutu ikrardan değil vehametinden durumun canlılık diye nitelendirenlere kanatlanıp cevap veremiyor ben ruhum diyemiyor varım diyemiyor sessizliği nankörlük kaçışları bir mucize yaratma endişesinden belki haklı belki içimde kalmalı belki haklı dünya o yarıma haramdı kendisinde şeref yokken kızının namusuna bekçiydi dünya o kızın kanı affettirir mi dünyayı kurban edin beni cellat kes boynumu düşür önüne dünyanın ay gibi yüzümde parlasın keskin ucu baltanın kurban edin beni her felsefeye bir sözüm var umrumda mı ama felsefesi insanın beni bırakın kendimi kurban edeyim ve sonu gelsin içimde biriken çığlıkların |