Necip Fazıl'ın Kafiyeler şiirinde bu konuyla ilgili ince bir istihza hissedebilirsiniz... Anlayabildiğim kadarıyla şekil değil önemli olan içerik, içerik değil önemli olan nasıl anlattığınız, yani üslup... Üslup ve şekil aynı şey midir? Hayır. Bunun üstüne bir de usül gelir ki evlere şenlik. Kavramlarda boğulmak o kadar kolay ki! Vel hasılı kelam, neyi anlattığınız, nasıl anlattığınız, ne şekilde anlattığınız, önem konusunda, bir Stuka'nın pervanesinin 3 kanadı gibidir. Hepsi hepsinin içinde, hiç bir şey düzensiz oluşmaz, organizmalar bile. DNA kodları vardır, en ufak parça bile önceden belirlenmiştir. Buna 'randomize' hissi katan çeşitliliktir, kuralsızlık değil. Yani kullandığınız kelimeler belli ise, dizilişleri bile anlattığınız şeyi değiştirebilir ki, biz de buna 'uslup' dedik. Uygun, göze hoş olanı 'usül' kabul edilir çoğunlukça, çünkü bütün bunlar görecelidir. Yani adenin mi başı çekicek zincirde guanin mi, bu uslubunuza bağlıdır ama usulce en uygunu adeninin başa geçmesidir, zincirin istediğiniz çalışmayı sağlaması için... Hepsi hepsi bir DNA deyip geçmek de elinizde.... Nokta virgül de yazıda anlatılanı değiştirmez ama, okuyanda bıraktığınız izlenim??
Gelin başka bir şeyden bahsedivereyim kaçarken, klemieleirin bricini ve snnoucu hraflireni sbait ttmauk kyadyıla ieçridği hrafelirn yrieni dğieştremk oukamya mnai omlyurumş. Yani okuyanın beyni cevabı zaten önceden biliyor, mesele şu ki, ona onu tekrar ilk kez okurmuş gibi okutacak uslubumuz nasıl olmalıdır? Bu bağlamda usül nedir? Bence tartışılması gereken budur
