Bir mum diğerini tutuşturmakla
ışığını kaybetmez.

MEVLANA
Anasayfa Eski Forumlar

             

Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Cvp:Doğaçlama ve serbest yazı üzerine (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla Beğenilen: 0
BAŞLIK: Cvp:Doğaçlama ve serbest yazı üzerine
#4149
berhan88 (Kullanıcı)
Tamamen Kendine has serbest yazar...
Aktif Üye
Gönderiler: 110
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Doğaçlama ve serbest yazı üzerine 11 Ay önce Karma: 4  
Koyulmuş kurallar aruz biçimleri kafiyeler redifler fonetik!Yazarken bunların hiç birine bakmıyor kontrol etmiyorum...
Bence bir yazı yada şiir yazıyorsam bu bir organizma yaratmak gibi olmalı tamamen kendinden çıkmış bir yaşam...
Ya siz ne düşünüyorsunuz?
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4150
AYDIN (Yönetici)
Yönetici
Gönderiler: 553
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY namarie-undoviel@hotmail.com Konum: Diyarbakır Doğum Günü: 1984-03-12
Cvp:Doğaçlama ve serbest yazı üzerine 11 Ay önce Karma: -1  
Öncelikle bir cümle dikkatimi çekti: Bir organizma yaratmak.

Bir organizmanın nasıl yaratıldığı hakkında bir fikrimiz var mı? Yaratılışından önce, nasıl işlediğine bir bakmak lazım organizmanın. Bunu insan bedeninde düşünelim. Vücudun her bir sisteminin belirli bir düzeni vardır. mide asitle yemekleri sindirir, bağırsaklara gönderir. Kalp temiz kan ile kirli kanı ayırt eder, ayrıca tüm vücuda kan pompalar. Göz, aldığı uyarıları beyine aktarır, beyin ise uyarıyı algıya dönüştürür, algı ise düşünceye.

Böylesine karışık bir yaşayış biçiminin "tamamen kendinden çıkmış bir yaşam" şeklinde yorumlanması bana biraz garip geldi. Eğer bunu işleyişine değil de, yaratılışına bağlarsak, böylesine karışık bir organizmanın yaratılışının "tamamen kendinden çıkmış bir yaşam" şeklinde olması bana pek mantıklı gelmiyor. bu yüzden sevgili berhan arkadaşım, anlatmak istediğin şeyi -bence- baştan yıkıyorsun.

Kurallar koymak. kurallar koyabilmek için ne gerekir? Düzensizlik. Bildiğimiz gibi herhangi bir devlet organının, edebiyat dalının, doğa olayının düzensizleşmesi durumunda tedbirler alınır. Düzenin tekrar sağlanması için kurallar koyulur. Düzen sağlandığında bu düzeni bozmak içi uygulanan eylemler hangi kolda olursa olsun "anarşi" sınıfına girer. Bunu edebiyat alanında düşündüğümüzde belirli kuralların seneler boyu süregelen düşüncelerin sonucu olduğunu söyleyebiliriz.

Bu kurallar kalıcı mıdır? eğer toplumun düşünce yapısı değişmişse ve kurallar yeni düşünce yapısını korumaktansa baltalıyorsa, elbette ki kalıcı olamazlar. beğendiğim bir söz ardı. "Kurallar koltuk değnekleri gibidir. Hasta olana destek, sağlıklı olana ise engeldir." Bu düzlemde bakılırsa, öncelikle kendi edebiyatımızın "düzenli" olup olmadığına bakmalıyız. Eğer düzenliyse, o zaman kurallara ihtiyaç yoktur. kuralları uygulamamalıyız.

Fakat burada önümüzü kesen tek bir düşünce vardır: Özgür düşünce. Özgür bir kafa yapısı olmadan geliştirilmiş edebiyat hem güdümlü hem de yararsız olur. Edebiyat, özgür olmadığı sürece edebiyat olamaz. Peki bu kadar kuralı ne yapacağız?

Bence olması gereken şudur: Bir konuda kuralsız olabilmek için, o konudaki bütün kuralları bilmek ve o kuralların üstesinden gelebilecek kabiliyete erişmek gerekir. Bu tıpkı düşmanını tanımak gibi. Bütün dilbilgisi kurallarını, bütün aruz kalıplarını, bütün edebi türleri öğrenmek, öğrendikten sonra ise onlara karşı çıkabilecek güçte olmak.

Sanırım burada zincirlere vurulmuş edebiyatı aşmanın yolunu bulmuş oluyoruz: Tecrübe. bizler henüz çok yeniyiz. Birikimlerimiz olmadan, eline kutucukları alıp doğru yerlerine koymaya çalışan bebeklerden farksızız. Önce kuralları uygulamalı, pişmeliyiz. Ardından rahatça kuralsız davranabiliriz. Çünkü edebiyat alanındaki kurallar "daha iyiyi ve daha güzeli" yakalayabilme amacıyla koyulmuştur.

Eğer özgür olup bulutların üzerinde uçmak istiyorsak, önce kanatlarımız olmalı.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
 
Kapıyı çalan azrailse eğer, bırakın girsin içeri. Zaten yeterince geç kaldı.
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4151
tugbacik (Kullanıcı)
Müdavim
Gönderiler: 295
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAYAN Konum: BOLU Doğum Günü: 1986-01-03
Cvp:Doğaçlama ve serbest yazı üzerine 11 Ay önce Karma: 0  
Yaratmak kelimesini zaten doğru bulmuyorum. Edebiyat'ta ise kuralsız bir yapı oluşrurabilmek için yine kurallara sarılırız ki kuralsızlığın nasıl olabileceğini öğrenelim. Sen diyorsun ki tamamen kuralsızım. Bu imkansız. Şiirin yazarken cümleleri alt alta sıralamıyor musun? Bu da şiir türünü diğer düzyazı türlerinden ayıran bir kural değil midir? Orhan Veli de zamanında tamamen kaidesiz şiirler oluşturabilmek için uğraştı. Kendinden öncekilerin şiire katmadıklarını kattı ve önceki yazılanlarla dalga geçti. Çok büyük, çok ün yapmış ve çok tecrübe sahibi bir yazar olmasına rağmen o da şiirlerini dörtlüklerle yazdı. Kafiyeden, ölçüden yararlanmadı;ama şiirdeki ahenk unsuru kuralıyla bunu çok güzel tamamladı. Kuralsız olabilmek mümkün değil! Ne yaşamımızda ne Edebiyat'ta. Edebiyat'ı büyük harfle yazıp 'ı' harfini de kesme işaretiyle ayırmak bile imla ve noktalama kurallarının bir gereğidir.
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#4199
Mengucekli (Kullanıcı)
Müdavim
Gönderiler: 439
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Cinsiyet: BAY Konum: Ju-87 kokpiti Doğum Günü: 1986-09-04
Cvp:Doğaçlama ve serbest yazı üzerine 10 Ay, 3 Hafta önce Karma: 2  
Necip Fazıl'ın Kafiyeler şiirinde bu konuyla ilgili ince bir istihza hissedebilirsiniz... Anlayabildiğim kadarıyla şekil değil önemli olan içerik, içerik değil önemli olan nasıl anlattığınız, yani üslup... Üslup ve şekil aynı şey midir? Hayır. Bunun üstüne bir de usül gelir ki evlere şenlik. Kavramlarda boğulmak o kadar kolay ki! Vel hasılı kelam, neyi anlattığınız, nasıl anlattığınız, ne şekilde anlattığınız, önem konusunda, bir Stuka'nın pervanesinin 3 kanadı gibidir. Hepsi hepsinin içinde, hiç bir şey düzensiz oluşmaz, organizmalar bile. DNA kodları vardır, en ufak parça bile önceden belirlenmiştir. Buna 'randomize' hissi katan çeşitliliktir, kuralsızlık değil. Yani kullandığınız kelimeler belli ise, dizilişleri bile anlattığınız şeyi değiştirebilir ki, biz de buna 'uslup' dedik. Uygun, göze hoş olanı 'usül' kabul edilir çoğunlukça, çünkü bütün bunlar görecelidir. Yani adenin mi başı çekicek zincirde guanin mi, bu uslubunuza bağlıdır ama usulce en uygunu adeninin başa geçmesidir, zincirin istediğiniz çalışmayı sağlaması için... Hepsi hepsi bir DNA deyip geçmek de elinizde.... Nokta virgül de yazıda anlatılanı değiştirmez ama, okuyanda bıraktığınız izlenim??

Gelin başka bir şeyden bahsedivereyim kaçarken, klemieleirin bricini ve snnoucu hraflireni sbait ttmauk kyadyıla ieçridği hrafelirn yrieni dğieştremk oukamya mnai omlyurumş. Yani okuyanın beyni cevabı zaten önceden biliyor, mesele şu ki, ona onu tekrar ilk kez okurmuş gibi okutacak uslubumuz nasıl olmalıdır? Bu bağlamda usül nedir? Bence tartışılması gereken budur
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoard
Sanatyorum.com'da yayınlanan eserlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarına aittir.
Sanatyorum.com bu sebeple sorumlu tutulamaz. 2005-2008

Güzel Sözler