Rüyaları gerçekleştirmenin
en kısa yolu uyanmaktır.

Emerson
Anasayfa

             
     
 

Gözlerinde taptaze bir bahardır dört mevsim

Sevgi enginliğinde kim sana eş olabilir kim?

Ayağının altına sermiş cenneti Rabbim

Anne, büyük Allah'ın büyük eseri Anne..


Hakan ARI

 
     

11

May

Anne'me
İlkbahar rüzgârlarının erittiği
Kar tanesiyim avuçlarında
Hasretin, yokluğun
Eritiyor beni anne.
 

09

May

Küçük Ağa (Roman) Özeti
Kitabın Konusu
Birinci Dünya Savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti eski gücünü,heybetini kaybetmeye başlamış,isyanlar ve işgallerle zayıf duruma düşmüştür.Kitapta , bir Anadolu kasabası olan Akşehir'den yola çıkılarak ,kurtuluş mücadelesinin bir bölümü anlatılmaktadır.Olaylar Akşehir’in bir kasabasında başla ve gelişir.

Kitabın Özeti
Dünya Savaşı resmen sona ermiş olmakla birlikte , Osmanlı Devleti üzerinde yarattığı etkiler tüm gücüyle devam emektedir.Savaş sonrası bir çok asker memleketlerine geri dönmüştür.Zayiatın büyüklüğü evlerine dönen erlerin çoğunun gazi oluşuyla daha da iyi anlaşılmıştır.Bu erlerden biri de Salih adlı Akşehirli bir askerdir.Memleketine döndüğünde kaybettiği kolunun acısıyla beraber , ülkenin durumunu daha acı bir şekilde anlayan Salih gittiğinden beri çok şeyin değiştiğini görür.Önceleri dost olarak yaşayan Rumlar ve kendi halkı şimdi birbirinden soğumuştur.Salih’in samimi arkadaşı olan Niko da bir Rum dur ve gelişmelerden o da etkilenmiştir.Yavaş yavaş Yunan ve İngiliz ordularının işgal haberleri gelmekte ve iki halkın birbirine olan düşmanlığı artmaktadır.Salih ise yüzyıllardır Osmanlı himayesinde rahatça yaşayan Rumların bu davranışını bir ihanet olarak görmekle beraber arkadaşı Niko’dan kopamamaktadır.Rumlarla olan dostluğu kasabalı tarafından fark edilir ve kasabalı Salih’i dışlar.Salih artık sürekli Niko ve O’nun çevresiyle dolaşır olmuştur.Artık Osmanlı ve Padişaha olan güvenci de sarsılmıştır.Kaybettiği kolunun hayatına tesiri büyük olmuştur.Kimsenin O’na hak ettiği saygıyı göstermediğine inanan Salih kendini namazdan niyazdan çekmiştir.Öte yandan halk işgallere tepkisiz kalmama kararı almıştır fakat bunun kimin önderliğinde yapılacağı karmaşası vardır.
 

09

May

Huzur (Roman) Özeti
Kitabın Konusu
Mümtaz’ın Nuran’a olan aşkının öyküsü.

Kitabın Özeti
Mümtaz ve Suat'ın Nuran'a olan aşklarıdır öykünün merkezi. Mümtaz ve Nuran birbirini sevmekte ve evlenmeyi tasarlamaktadırlar. Ümitsizliğe düşen Suat ise kendini asarak intihar eder. Bu trajedi nedeni ile Nuran'dan ayrılan Mümtaz'ın iç dünyası yıkılmıştır. Radyoda II.Dünya savaşının başladığı haberi verildiği sırada, Suat'ın hayalini gören Mümtaz merdiven başına yıkılır (bazı edebiyat incelemecileri, sonda Mümtaz'ın öldüğü biçiminde yorumlar yapmış olsalar da, Tanpınar'ın metninde ölüm telaffuz edilmiyor).

Mümtaz, Beyazıt Sahaflar Çarşısında, salaş dükkanlarda, bit pazarında, Çekmece'de balıkçı muhitinde ve kır kahvelerinde dolaştırırken, İstanbul'un bir kronikçisi, İstanbul'da eski zamanın donup kaldığı ve biriktiği köşelerin bir tasvircisi oluyor romanda. Huzur'un sonraki bölümlerinde Boğaz'a, zengin bir eve, sanki başka bir dünyaya geçiyoruz. Pırıl pırıl görünen modern semtte önceleri çok mutlu olan Mümtaz, giderek bu çevrede yaşayan insanlardan kaynaklanan olayların sonucunda yıkılır. Geçilmemesi gereken bir sınırı çiğnemiştir o!
 

16

Mar

Büyük Osmanlı Projesi
Yazar:

Tür:
Sayfa sayısı:
ISBN:
Yayınevi:
Yayın yılı:
Mustafa Armağan

Tarih / İnceleme
288 sayfa
9752636897
Timaş Yayınları
2008
Kitaptan: Bir bakıyorsunuz Belçika'da bir "Türk köyü", bir bakıyorsunuz Himalayaların eteklerinde bulunan Keşmir eyaletinde de kendilerine "Osmanî" diyen Türk Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği... ingiltere Parlamentosu üyesi olup şimdilerde Londra Belediye Başkanlığı yarısına giren Boris Johnson'ın son Osmanlı İçişleri Bakanı'nın torunu olduğu haberi gazete manşetlerinde çınlarken, Meksika'da bir Osmanlı çeşmesinin ortaya çıktığı notu düşüyor önümüze. Nicolas Sarkozy'nin de.
 

07

Nis

Işığın Söndüğü An - Bir İntihar Hikayesi
Yazar:

Tür:
Sayfa sayısı:
ISBN:
Yayınevi:
Yayın yılı:
Jamie Saul

Roman
424 sayfa
975-6277-41-6
Salyangoz Yayınları
2006
Kitaptan: Mayıs ayı... Öğle saatleri... Indiana'da küçük bir üniversitenin öğretim görevlisi Jack Owens, doğduğu andan itibaren pek kendisine layık bir hayat sunamadığını düşündüğü oğlu Danny'nin intihar haberini alır.Owen oğlunun intiharında kendi sorumluluğunu ararken, her adımda bambaşka gerçeklerle karşılaşır...

Arka kapaktan…

 

27

Nis

Necati Cumalı
Necati Cumalı edebiyata yalın şiirlerle ve güçlü Sabahattin Ali etkileri taşıyan hikayelerle girmiş, giderek özgün bir soluk oluşturmuş usta bir Türk edebiyatçısıdır.

1921 yılında bugün Yunanistan sınırları içinde bulunan o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine(Manasdır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma'kazasında doğmuş, ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşmiştir. Ortaöğrenimini İzmir Atatürk Lisesi'nde (1938), yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamlamıştır. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942), Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde (1945) çalışmıştır. Askerlik sonrası Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yapmıştır (1945-1957). 1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalışmıştır. 1959–1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yapan Cumalı, sonraki yıllarda yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. 10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti.
 

27

Nis

Yahya Kemal Beyatlı

1884 yılında Üsküp 'te dünyaya gelmiştir. Asıl adı Ahmed Agâh'tır. İlköğrenimini Üsküp'te gördü. İstanbul Vefa Lisesi mezunudur. Başlangıçta Sultan II. Abdülhamit yönetimine karşı muhaliflerin safında yer alarak Paris'e gitti. Fransa 'da siyasal bilgiler okurken hocası Albert Sorrel'in etkisinde kaldı ve düşüncelerinde değişmeler oldu.

Fransa'da 9 yıl kaldı. Fransız Edebiyatı'nı ve edebiyatçılarını yakından tanıma imkânı buldu. Onlardan etkilendi. Doğu Dilleri Okulu'na devam ederek Arapça ve Farsça 'sını geliştirdi. Divan şiiri üzerinde yoğunlaştı.

1913 yılında İstanbul'a döndü. Darülfünûn'da tarih ve edebiyat dersleri okuttu. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Lozan Konferansı'na katıldı. 1923'te Urfa Milletvekili seçildi. Çeşitli ülkelerde diplomatik görevler alarak Türkiye'yi temsil etti. Yozgat, Tekirdağ ve İstanbul Milletvekilliği yaptı. Pakistan Büyükelçiliği görevindeyken emekli oldu (1949) ve yurda döndü.

 
Bir Aralık Gecesi

Cumartesi, 26 Nisan 2008 | mehmet öztürk

Benim alışılmadık sessizliğimin hüküm sürdüğü bir aralık akşamının ayazında karşılaşmıştık seninle. Senin gökkuşağı gözlerinle benim kahve tadı bakışlarım aynı ay ışığının maviliğinde soluyordu aşkı....
Devamı

Dilimin Ucundaki Sevgiliye

Çarşamba, 02 Ocak 2008 | yolcu_

Ah’ıma…   İşte yeni bir yıl daha. Bak güvercinlerin bakışlarında aşk gizleniyor. Manisa’nın sokaklarında sessizliğimizin izlerini silerken yağmur içimde sana dair yeni bir bahar şenleniyor. Kirpiklerimde ıslak bir...
Devamı

Diğer Yazılar
Uzun gece

Cumartesi, 10 Mayıs 2008 | Murat TORGAY

Uzun gece bitmek bilmeyen yollar var önümdeMola vermiyorum yorgun ve halsiz düşsem deAğrılar artıyor yüreğimde geçmek bilmeyen ağrılar
Devamı

Anne'me

Pazar, 11 Mayıs 2008 | yolcu_

İlkbahar rüzgârlarının erittiğiKar tanesiyim avuçlarındaHasretin, yokluğunEritiyor beni anne.
Devamı

Diğer Şiirler
     
 

Son Yorumlar

Uzun gece
geçmişin özlemini hayalerde yaşam...
Anne'me
Mehmetcim çok güzel ve anlamlı. Ş...
Beklentisiz Sevmek...
umarım mevsim içinde değil dünyad...
Haykırışım
Şiir duyguları ifadede en iyi araç...
Kar yağıyor...
ne zaman kar yağsa sen gelirsin akl®..
Nisan Yağmurları
[b]Duygu yüklü damlalar düşer nas...
Derinlere Dair...
"O zatın adresini bilmediğimiz bir ...
Sene 2006 Hocam!
Çokkkkk güzel hocam yaaa..
 
     
Sanatyorum.com'da yayınlanan eserlerin tüm hakları ve sorumlulukları yazarına aittir.
Sanatyorum.com bu sebeple sorumlu tutulamaz. 2005-2008